Bir değil, birçok hayal kırıklığının hikâyesi. Genç kızın dinleyeceği, ilham alacağı daha onlarca şarkı vardı fakat artık kaldıracak gücü yoktu. “Kedi gibisin. Kirli beyaz bir kedi. Evinde mutlu değilsin ama dışarıdan da korkuyorsun. Ne benimle olmayı göze alabiliyorsun ne gitmeyi.”
Alev Atay, yeraltı dünyasının en güçlü ailesinin vârisiydi.Ateş Arslanoğlu ise onun düşmanı, kaderi, mahvettiği ama aynı anda tamamladığı kişiydi.İki düşman aile, yıllardır süren suskun bir hesaplaşmanın gölgesindeydi. Alev geçmişinin karanlığıyla savaşırken, Ateş onun tüm dengelerini altüst edecekti.Alev’in geçmişinde saklı büyük sır, her şeyi değiştirecekti.Nefretle...
Eleanor’un hayatı, sıradan bir günde yaşanan trafik kazasıyla altüst olur. Boynundaki labradorit taşının kırılmasıyla karanlık bir güç uyanır. Rüyalar, kaybolan zamanlar, geçmişten gelen fısıltılar… Gerçek ile hayalin sınırları silinirken, kasabayı esrarengiz olaylar ve korkunç varlıklar kuşatır. Ancak bu yalnızca başlangıçtır. Çünkü Eleanor, bu hayatta...
Yavaşça ayağı kalkıp kapıya doğru adımlamaya başladım. Her zamanki gibi bir adım arkamdan geliyordu. Kalbim daha hızlı atmaya başladı. Zaten nefesini ensemde hissederken başka türlüsü olmazdı. Ensemden aşağıya soğuk bir damla ter aktı bile.Adımlarımı oldukça yavaş atıyordum. Kendimi kandırmamın bir anlamı yoktu, şu an korkuyordum işte. O odaya girmek istemiyordum...
Yavaşça ayağı kalkıp kapıya doğru adımlamaya başladım. Her zamanki gibi bir adım arkamdan geliyordu. Kalbim daha hızlı atmaya başladı. Zaten nefesini ensemde hissederken başka türlüsü olmazdı. Ensemden aşağıya soğuk bir damla ter aktı bile.
Adımlarımı oldukça yavaş atıyordum. Kendimi kandırmamın bir anlamı yoktu, şu an korkuyordum işte. O odaya girmek istemiyordum ama belli edemezdim asla, güçsüz görünemezdim. Kendi içimde kurallarım vardı benim.
Babam her ne kadar ona itaat etmemi istediği için bana acı verse de asla güçsüz ve korkak duramazdım. Eğer durursam benden geriye hiçbir şey kalmazdı. Karaca işte o zaman hiçbir şeye karşı gelemez ve yavaşça yok olurdu. O istediğim kadına dönüşemezdim.
Her ne kadar yavaş yürüsem de yine hiçbir şey benim bu lanet kapının önüne gelmemi engelleyemedi. Bu kapının arkasında kan, ter, acı, çaresizlik, gözyaşı ve daha nicesi vardı. Ama bunu bilen sadece bendim. Dedim ya, kurallar…
Bu kapıdan girdiğim an gözyaşlarım içime akacaktı. Çığlıklarım ağzımdan çıkmayacak, kalbimde kaybolacaktı. İçimden feryatlar edecektim yine. O sert, nasırlı elleri durana kadar sabretmem lazımdı. Her şey ona bağlıydı, diğer her şey gibi.
Ama şimdilik...
Yemin ederim ki bir gün bana ne yaşattıysa misliyle alacağım intikamımı. Kendi ellerimle…
Ben, Karaca... Gün gelecek, yaşadığım acıların da içimden ettiğim feryatların da hesabını soracağım. İçimden akıttığım çaresiz gözyaşlarım kadar kan akıtacağım ve kalbim durana dek durmayacağım.
Ben, Karaca...
Hiçbir zaman benliğini kaybetmeyecek, kimsenin karşısında eğilip acı çekmeyecek o kadın olacağım.
Bir değil, birçok hayal kırıklığının hikâyesi. Genç kızın dinleyeceği, ilham alacağı daha onlarca şarkı vardı fakat artık kaldıracak gücü yoktu. “Kedi gibisin. Kirli beyaz bir kedi. Evinde mutlu değilsin ama dışarıdan da korkuyorsun. Ne benimle olmayı göze alabiliyorsun ne gitmeyi.”
Alev Atay, yeraltı dünyasının en güçlü ailesinin vârisiydi.Ateş Arslanoğlu ise onun düşmanı, kaderi, mahvettiği ama aynı anda tamamladığı kişiydi.İki düşman aile, yıllardır süren suskun bir hesaplaşmanın gölgesindeydi. Alev geçmişinin karanlığıyla savaşırken, Ateş onun tüm dengelerini altüst edecekti.Alev’in geçmişinde saklı büyük sır, her şeyi değiştirecekti.Nefretle...
Eleanor’un hayatı, sıradan bir günde yaşanan trafik kazasıyla altüst olur. Boynundaki labradorit taşının kırılmasıyla karanlık bir güç uyanır. Rüyalar, kaybolan zamanlar, geçmişten gelen fısıltılar… Gerçek ile hayalin sınırları silinirken, kasabayı esrarengiz olaylar ve korkunç varlıklar kuşatır. Ancak bu yalnızca başlangıçtır. Çünkü Eleanor, bu hayatta...