Soysal Her insan sevilmeyi hak ettiğine inanmak ister. Kimisi inancını kalbinde taşır kimisi dudaklarında; bazılarıysa kabul edemediği yasaklarda. Hiç görülmemek üzere saklanır tenin ve yüreğin arasında arzu. Herkese ışık olan, adını bile kızılın içinden kazıyarak çıkarmış bu kadının tek dileği, bir gün başkasıyla var...
Soysal Her insan sevilmeyi hak ettiğine inanmak ister. Kimisi inancını kalbinde taşır kimisi dudaklarında; bazılarıysa kabul edemediği yasaklarda. Hiç görülmemek üzere saklanır tenin ve yüreğin arasında arzu. Herkese ışık olan, adını bile kızılın içinden kazıyarak çıkarmış bu kadının tek dileği, bir gün başkasıyla var...
Bir adım atarsın… ve o adım, içinin en sessiz yerinde yıllardır çatlamayı bekleyen karanlığı uyandırır. Karanlık, senden saklanmış bütün anları tek tek geri çağırır; ve sen, kendi sesinin yankısını ilk kez yabancı bir itiraf gibi duyarsın. Bu yol, kimsenin tarif edemediği bir iç labirenttir....
Baharın sıcağında iliklerine kadar üşüdüğün oldu mu hiç? Tam her şey yoluna giriyor derken, aniden bastıran bir ayazın soluğunu kesmesi gibi... İşte onların hikâyesi de böyleydi.Lina, ailesini bir depremde kaybettiğinde, hayat ona sert bir kış gibi çarpmıştı. Yetimliğin soğuk tenini küçük yaşta öğrenmiş, yaralarını kendi sarmayı ezberlemişti.Ve sonra Yunus Emre......
Baharın sıcağında iliklerine kadar üşüdüğün oldu mu hiç? Tam her şey yoluna giriyor derken, aniden bastıran bir ayazın soluğunu kesmesi gibi... İşte onların hikâyesi de böyleydi.
Lina, ailesini bir depremde kaybettiğinde, hayat ona sert bir kış gibi çarpmıştı. Yetimliğin soğuk tenini küçük yaşta öğrenmiş, yaralarını kendi sarmayı ezberlemişti.
Ve sonra Yunus Emre... Kendi içinde firtinalar koparan, annesinin ölümünü omuzlarına yük gibi alıp babasının sevgisizliğiyle donmuş bir çocuk... Onlar, bir ortaokul bahçesinde birbirlerinin yaralarına merhem oldular. Dost oldular. Sonra kalpleri onları daha derin bir bağa sürükledi.
Ama bazı hikâyeler mutlu sonlara ulaşmaz. Yunus Emre, en büyük korkusuyla yüzleşemedi. Lina'yı ardında bırakıp gittiğinde, baharın
ortasında zemheri gibi çöktü onun dünyasına. Ve yıllar sonra döndüğünde, Lina'nın gözleri artık başka bir adamı arıyordu. Onu unuttuğunu, geçmişin izlerinin silindiğini sandı. Ama bazı aşklar, tenin değil, ruhun en derin köşelerinde saklanır.
Şimdi geçmişin gölgesi üzerlerine çökerken, Lina ve Yunus Emre yeniden karşı karşıya. Ama bu kez zaman, onları en büyük düşmanı. Unutulmuş duygular küllerinden doğarken, Lina sevmekten mi yoksa yeniden yanmaktan mi korkacak?
Ve Yunus Emre...
Zamana ve kadere karşı koyup, kaybettiği her şeyi geri alabilecek mi?
"Bazı ayrılıklar, bir mevsimi değil, bir ömrü kışa çevirir. Peki, baharda gelen zemheri geçer mi?"
Soysal Her insan sevilmeyi hak ettiğine inanmak ister. Kimisi inancını kalbinde taşır kimisi dudaklarında; bazılarıysa kabul edemediği yasaklarda. Hiç görülmemek üzere saklanır tenin ve yüreğin arasında arzu. Herkese ışık olan, adını bile kızılın içinden kazıyarak çıkarmış bu kadının tek dileği, bir gün başkasıyla var...
Soysal Her insan sevilmeyi hak ettiğine inanmak ister. Kimisi inancını kalbinde taşır kimisi dudaklarında; bazılarıysa kabul edemediği yasaklarda. Hiç görülmemek üzere saklanır tenin ve yüreğin arasında arzu. Herkese ışık olan, adını bile kızılın içinden kazıyarak çıkarmış bu kadının tek dileği, bir gün başkasıyla var...
Bir adım atarsın… ve o adım, içinin en sessiz yerinde yıllardır çatlamayı bekleyen karanlığı uyandırır. Karanlık, senden saklanmış bütün anları tek tek geri çağırır; ve sen, kendi sesinin yankısını ilk kez yabancı bir itiraf gibi duyarsın. Bu yol, kimsenin tarif edemediği bir iç labirenttir....