Bir değil, birçok hayal kırıklığının hikâyesi. Genç kızın dinleyeceği, ilham alacağı daha onlarca şarkı vardı fakat artık kaldıracak gücü yoktu. “Kedi gibisin. Kirli beyaz bir kedi. Evinde mutlu değilsin ama dışarıdan da korkuyorsun. Ne benimle olmayı göze alabiliyorsun ne gitmeyi.”
Alev Atay, yeraltı dünyasının en güçlü ailesinin vârisiydi.Ateş Arslanoğlu ise onun düşmanı, kaderi, mahvettiği ama aynı anda tamamladığı kişiydi.İki düşman aile, yıllardır süren suskun bir hesaplaşmanın gölgesindeydi. Alev geçmişinin karanlığıyla savaşırken, Ateş onun tüm dengelerini altüst edecekti.Alev’in geçmişinde saklı büyük sır, her şeyi değiştirecekti.Nefretle...
Eleanor’un hayatı, sıradan bir günde yaşanan trafik kazasıyla altüst olur. Boynundaki labradorit taşının kırılmasıyla karanlık bir güç uyanır. Rüyalar, kaybolan zamanlar, geçmişten gelen fısıltılar… Gerçek ile hayalin sınırları silinirken, kasabayı esrarengiz olaylar ve korkunç varlıklar kuşatır. Ancak bu yalnızca başlangıçtır. Çünkü Eleanor, bu hayatta...
Baharın sıcağında iliklerine kadar üşüdüğün oldu mu hiç? Tam her şey yoluna giriyor derken, aniden bastıran bir ayazın soluğunu kesmesi gibi... İşte onların hikâyesi de böyleydi.Lina, ailesini bir depremde kaybettiğinde, hayat ona sert bir kış gibi çarpmıştı. Yetimliğin soğuk tenini küçük yaşta öğrenmiş, yaralarını kendi sarmayı ezberlemişti.Ve sonra Yunus Emre......
Baharın sıcağında iliklerine kadar üşüdüğün oldu mu hiç? Tam her şey yoluna giriyor derken, aniden bastıran bir ayazın soluğunu kesmesi gibi... İşte onların hikâyesi de böyleydi.
Lina, ailesini bir depremde kaybettiğinde, hayat ona sert bir kış gibi çarpmıştı. Yetimliğin soğuk tenini küçük yaşta öğrenmiş, yaralarını kendi sarmayı ezberlemişti.
Ve sonra Yunus Emre... Kendi içinde firtinalar koparan, annesinin ölümünü omuzlarına yük gibi alıp babasının sevgisizliğiyle donmuş bir çocuk... Onlar, bir ortaokul bahçesinde birbirlerinin yaralarına merhem oldular. Dost oldular. Sonra kalpleri onları daha derin bir bağa sürükledi.
Ama bazı hikâyeler mutlu sonlara ulaşmaz. Yunus Emre, en büyük korkusuyla yüzleşemedi. Lina'yı ardında bırakıp gittiğinde, baharın
ortasında zemheri gibi çöktü onun dünyasına. Ve yıllar sonra döndüğünde, Lina'nın gözleri artık başka bir adamı arıyordu. Onu unuttuğunu, geçmişin izlerinin silindiğini sandı. Ama bazı aşklar, tenin değil, ruhun en derin köşelerinde saklanır.
Şimdi geçmişin gölgesi üzerlerine çökerken, Lina ve Yunus Emre yeniden karşı karşıya. Ama bu kez zaman, onları en büyük düşmanı. Unutulmuş duygular küllerinden doğarken, Lina sevmekten mi yoksa yeniden yanmaktan mi korkacak?
Ve Yunus Emre...
Zamana ve kadere karşı koyup, kaybettiği her şeyi geri alabilecek mi?
"Bazı ayrılıklar, bir mevsimi değil, bir ömrü kışa çevirir. Peki, baharda gelen zemheri geçer mi?"
Bir değil, birçok hayal kırıklığının hikâyesi. Genç kızın dinleyeceği, ilham alacağı daha onlarca şarkı vardı fakat artık kaldıracak gücü yoktu. “Kedi gibisin. Kirli beyaz bir kedi. Evinde mutlu değilsin ama dışarıdan da korkuyorsun. Ne benimle olmayı göze alabiliyorsun ne gitmeyi.”
Alev Atay, yeraltı dünyasının en güçlü ailesinin vârisiydi.Ateş Arslanoğlu ise onun düşmanı, kaderi, mahvettiği ama aynı anda tamamladığı kişiydi.İki düşman aile, yıllardır süren suskun bir hesaplaşmanın gölgesindeydi. Alev geçmişinin karanlığıyla savaşırken, Ateş onun tüm dengelerini altüst edecekti.Alev’in geçmişinde saklı büyük sır, her şeyi değiştirecekti.Nefretle...
Eleanor’un hayatı, sıradan bir günde yaşanan trafik kazasıyla altüst olur. Boynundaki labradorit taşının kırılmasıyla karanlık bir güç uyanır. Rüyalar, kaybolan zamanlar, geçmişten gelen fısıltılar… Gerçek ile hayalin sınırları silinirken, kasabayı esrarengiz olaylar ve korkunç varlıklar kuşatır. Ancak bu yalnızca başlangıçtır. Çünkü Eleanor, bu hayatta...