Soysal Her insan sevilmeyi hak ettiğine inanmak ister. Kimisi inancını kalbinde taşır kimisi dudaklarında; bazılarıysa kabul edemediği yasaklarda. Hiç görülmemek üzere saklanır tenin ve yüreğin arasında arzu. Herkese ışık olan, adını bile kızılın içinden kazıyarak çıkarmış bu kadının tek dileği, bir gün başkasıyla var...
Soysal Her insan sevilmeyi hak ettiğine inanmak ister. Kimisi inancını kalbinde taşır kimisi dudaklarında; bazılarıysa kabul edemediği yasaklarda. Hiç görülmemek üzere saklanır tenin ve yüreğin arasında arzu. Herkese ışık olan, adını bile kızılın içinden kazıyarak çıkarmış bu kadının tek dileği, bir gün başkasıyla var...
Bir adım atarsın… ve o adım, içinin en sessiz yerinde yıllardır çatlamayı bekleyen karanlığı uyandırır. Karanlık, senden saklanmış bütün anları tek tek geri çağırır; ve sen, kendi sesinin yankısını ilk kez yabancı bir itiraf gibi duyarsın. Bu yol, kimsenin tarif edemediği bir iç labirenttir....
GÖZLERİNİ KIRPMA. EĞER BAKMAYI BIRAKIRSAN ONLARI DAHA ÇOK HİSSEDERSİN…Ölüm, varoluşumdaki tek neşeli olasılık gibi görünüyordu; bir kurtuluş, bir sükûnet. Hayat ise taşıması anlamsız ve gereksiz bir yüktü…Cleormont Malikânesi, görkemiyle büyüleyen ancak gölgelerinde insan ruhunu ezen karanlık bir sır saklıyordu. Nesiller boyunca süregelen bir lanet, malikane sahiplerini birer birer alırken, geride...
GÖZLERİNİ KIRPMA. EĞER BAKMAYI BIRAKIRSAN ONLARI DAHA ÇOK HİSSEDERSİN…
Ölüm, varoluşumdaki tek neşeli olasılık gibi görünüyordu; bir kurtuluş, bir sükûnet. Hayat ise taşıması anlamsız ve gereksiz bir yüktü…
Cleormont Malikânesi, görkemiyle büyüleyen ancak gölgelerinde insan ruhunu ezen karanlık bir sır saklıyordu. Nesiller boyunca süregelen bir lanet, malikane sahiplerini birer birer alırken, geride yalnızca kırık hayatlar ve kaybolmuş umutlar bırakıyordu. Bu evin duvarları sıradan taş ve tuğlalardan değil, anılardan ve çığlıklardan inşa edilmiş gibiydi.
Umudun küllerinden doğan tutkulu bir aşk, bu lanetin karanlığını kırmaya yetecek mi? Yoksa Cleormont Malikanesi, geçmişte olduğu gibi onları da sonsuz bir sessizliğe mi mahkûm edecek?
Kırmızı Göz, gotik korkunun, doğaüstü dehşetin ve insani dramın sınırlarında gezinen bir hikâye.
Soysal Her insan sevilmeyi hak ettiğine inanmak ister. Kimisi inancını kalbinde taşır kimisi dudaklarında; bazılarıysa kabul edemediği yasaklarda. Hiç görülmemek üzere saklanır tenin ve yüreğin arasında arzu. Herkese ışık olan, adını bile kızılın içinden kazıyarak çıkarmış bu kadının tek dileği, bir gün başkasıyla var...
Soysal Her insan sevilmeyi hak ettiğine inanmak ister. Kimisi inancını kalbinde taşır kimisi dudaklarında; bazılarıysa kabul edemediği yasaklarda. Hiç görülmemek üzere saklanır tenin ve yüreğin arasında arzu. Herkese ışık olan, adını bile kızılın içinden kazıyarak çıkarmış bu kadının tek dileği, bir gün başkasıyla var...
Bir adım atarsın… ve o adım, içinin en sessiz yerinde yıllardır çatlamayı bekleyen karanlığı uyandırır. Karanlık, senden saklanmış bütün anları tek tek geri çağırır; ve sen, kendi sesinin yankısını ilk kez yabancı bir itiraf gibi duyarsın. Bu yol, kimsenin tarif edemediği bir iç labirenttir....