Soysal Her insan sevilmeyi hak ettiğine inanmak ister. Kimisi inancını kalbinde taşır kimisi dudaklarında; bazılarıysa kabul edemediği yasaklarda. Hiç görülmemek üzere saklanır tenin ve yüreğin arasında arzu. Herkese ışık olan, adını bile kızılın içinden kazıyarak çıkarmış bu kadının tek dileği, bir gün başkasıyla var...
Soysal Her insan sevilmeyi hak ettiğine inanmak ister. Kimisi inancını kalbinde taşır kimisi dudaklarında; bazılarıysa kabul edemediği yasaklarda. Hiç görülmemek üzere saklanır tenin ve yüreğin arasında arzu. Herkese ışık olan, adını bile kızılın içinden kazıyarak çıkarmış bu kadının tek dileği, bir gün başkasıyla var...
Bir adım atarsın… ve o adım, içinin en sessiz yerinde yıllardır çatlamayı bekleyen karanlığı uyandırır. Karanlık, senden saklanmış bütün anları tek tek geri çağırır; ve sen, kendi sesinin yankısını ilk kez yabancı bir itiraf gibi duyarsın. Bu yol, kimsenin tarif edemediği bir iç labirenttir....
Sönmez Her insan geçmişin izlerini taşır üstünde. Kimisi derisinde kimisi ruhunda; bazılarıysa bu izleri geleceğinde taşır. Hiç geçmeyecek bir yara gibi kanar geçmişleri. Karanlığın her köşesinde gezinirken, hayata aklını kurban etmiş bu kadının tek dileği, yarasını kapatmaktır. Bazı yaralar iyileşmez, sadece kapanır. Onun yarası, sönmeyen bir ateştir. Küçük Mor Yılan,...
Kimisi derisinde kimisi ruhunda; bazılarıysa bu izleri geleceğinde taşır.
Hiç geçmeyecek bir yara gibi kanar geçmişleri.
Karanlığın her köşesinde gezinirken, hayata aklını kurban etmiş bu kadının tek dileği, yarasını kapatmaktır.
Bazı yaralar iyileşmez, sadece kapanır. Onun yarası, sönmeyen bir ateştir.
Küçük Mor Yılan, hayatta kalmak yerine, intikam almak için oynayacağı ilk oyunu hazırladı:
Ondan çalınan ailesinin ve çocukluğunun hesabını sormak için beyazlara büründü. Beyaz taşlar daima ilk hamleyi yapar ve oyunu kurar.
Kaybedecek bir şeyi olmadan, pamuk ipliğine bağlı kurduğu oyunda, geceyle gizemiyle yoğrulmuş bu kadın, kazanmak için her şeyi yapmaya hazır oynar hamlesini.
Aklıselimi bile bozan aşkın pençesinde bir deliyken, nasıl kazanabilir ki insan oyunu?
Erener
İnsan yalnız doğar ve hayatta kalma savaşını yalnız verir.
Kiminin savaşında ailesi destek olur kiminin savaşında köstek...
Yalnız savaşınızda sizi tufandan koruyan şey bazen başkalarını dinlemekken bazen de dinlemediğiniz için başarırsınız boğulmamayı.
Her insana biçilen bir kaftan vardır; kimisininki ağır gelir kimisine de kendi kaftanını taşımaya fırsat verilmez.
Karanlığı yaratanlarla çocukluğunu kaybeden, geçmişin izleriyle büyüyerek aynı hataları yapmamaya yemin eden bu adam, kendi savaşı olmayan bir oyunun ortasında bulur kendini.
Gözü kara adam, zorla kuşanır siyah taşları.
Oyunun ikinci hamlesi olmasına rağmen, siyah hep bir adım öndedir.
Her şeyini kaybedebileceği kurgu tanımaz bu oyunda, cesaretin aptallığıyla şekillenmiş bu adam, kazanmanın korkusunu yaşayarak oynar hamlesini.
Kutsal sayılan aşkın toprağı onun için yasaklıyken, nasıl kazanabilir ki insan oyunu?
Soysal Her insan sevilmeyi hak ettiğine inanmak ister. Kimisi inancını kalbinde taşır kimisi dudaklarında; bazılarıysa kabul edemediği yasaklarda. Hiç görülmemek üzere saklanır tenin ve yüreğin arasında arzu. Herkese ışık olan, adını bile kızılın içinden kazıyarak çıkarmış bu kadının tek dileği, bir gün başkasıyla var...
Soysal Her insan sevilmeyi hak ettiğine inanmak ister. Kimisi inancını kalbinde taşır kimisi dudaklarında; bazılarıysa kabul edemediği yasaklarda. Hiç görülmemek üzere saklanır tenin ve yüreğin arasında arzu. Herkese ışık olan, adını bile kızılın içinden kazıyarak çıkarmış bu kadının tek dileği, bir gün başkasıyla var...
Bir adım atarsın… ve o adım, içinin en sessiz yerinde yıllardır çatlamayı bekleyen karanlığı uyandırır. Karanlık, senden saklanmış bütün anları tek tek geri çağırır; ve sen, kendi sesinin yankısını ilk kez yabancı bir itiraf gibi duyarsın. Bu yol, kimsenin tarif edemediği bir iç labirenttir....